22 Aralık 2007

Karışmış Depreşik Vaziyetler

İyiki izne gelmişim diyorum kendi kendime. Gerçekten çok ihtiyacım vardı buna. Biraz medeniyet görmeye, şefkata, şımartılmaya vs. Yine emanetiz tapulu şehrimizde. Yine kopup gideceğim iliklerime kadar işlemiş asil kentimden. Ne yalan söyleyeyim pek sevmezdim veya değerini bilmezdim İstanbul' un. İnsan askerde anlıyor buranın güzelliğini. Meğer biz büyük şehir çocuğuymuş farklıymışız anadolu insanından. Peh farklılık derken alışmışım yani kalabalığı, harekete, canlılığa, eğlenceye. Ne bileyim sarmıyor bir başka memleket.

Gittikten sonra tam tamına 135 günüm daha kalıyor geriye. Bundan sonrası teskerecilik modunda geçecek. Tabiki yavşamıycaz askeriz yine ama artık tecrübeli kıdemli bir nebzede olsun emektar bir asker olucaz.

İzindeyim dedim ya. Aniden oldu aslında hiçbirşey belli değildi. Bölük komutanı birgün haber verdi izne gideceksiniz bu hafta diye bende hobaleyyy tavırlarında coştum tabe. Eve pazar gelicem dedim halbuki çarşamba atladım uçağa geldim. İndiğimde babama ilk sürpriz yapmak için hastaneye gittim ama yoktu, baktım bizim kızlarda toplantıdan çıkmışlar vuhahh bir sarıldılar kankalarına amanın şok oldular yaaa herkes şaşkın. Bütün millet başıma toplandı fln güzel şeyler bunnar.

Akşam eve geldiğimde babam ve kardeşim biliyordu istanbulda olduğumu bir tek annem bilmiyordu. O eve geldiğinde bende saklandım odamda sonra annem odaya girdi bende salonda bekledim çıkmasını. Salon karanlıktı annem çıkınca koluna girdim gel bakalım yemek yiyelim dedim annem de koluma girdi gidiyoruz farketmedi :) Sonra yüzüme bi baktıki bennnn :) ahaha anlatamıyorum bile sarılır sarılmaz ağlamaya başladı. Nasıl sarılıyor ama kadıncağız bırakmak istemiyor. Bitanecik annem benim. Sonra geçtik yemeğe. 10 aydır 3 tabak bulanan sofrada 4. tabağın gelmesinin şaşkınlığındaydılar. Bende tabldot dışında yemek yemenin zevkindeydim.

Valla dün gibi yaa ilk izin günüm. Ama 10 güncük kaldı. Ondan sonra gene paketiz :)
Eve yatmak için gelebiliyorum sadece arkadaşlarım bırakmıyorlar geceleri dışardaydım hep. İnternet alemlerine daldık. Facebook fln çıkmış biz görmeyeli. Gerçi facebook un varlığının farkındaydım ama Türkiye' de bu kadar tutacağını pek sanmıyordum. Sonracıma video siteleri iyice coşmuşlar. Browserlar nispeten daha güvenli hale gelmiş. Eski blogcular kalmamış. vs.

Açıpta sevabına iki satır kod bile yazmadım içimden gelmiyor vallahi. Askerde excell de aştık makrolar fln. Şafak programları cart curt :D VS.NET 2008 çıkmış hemen express edition u çektim ve test ettim. Çok farklılık yok gui olarak ama framework de tabiki farklılıklar vardır. Bakalım artık döndüğümüzde kitaplara makalelere boğulucaz gibime geliyor.

Hayat bıraktığım gibi devam ediyor bakalım ama döndüğümde herşey değişecek elimden geldiği kadar değiştiricem.

Askerdeyken bir yazı yazmıştım onu eklemek istedim koyuverelim şuracığa yıllar sonra döner bakarız...

SONU OLMAYAN BİR TÜNELDE GİBİYİM SANKİ. HİÇ ÇIKMAMAK ÜZERE GETİRMİŞLER BU SOĞUK BU SESSİZ BU ANLAMSIZ DÜNYAYA. KAYBEDİYORUM KENDİMİ YALNZILIKLARIMDA VE BOĞULUYORUM HER İÇTİĞİM SİGARANIN DUMANINDA.

NE KADAR BÜYÜK SANARDIM KENDİMİ HERKES VARDI OYSA ÇEVREMDE. KENDİMLE BAŞBAŞA OLMAK İÇİN VAKİT KOLLARDIM GÖKKUŞAĞI SAATLERİMDE. ŞİMDİ TEK RENK YEŞİL KALDI VE BEN. TÜM SESSİZLİKLERDE BEN, TÜM KARANLIKLARDA BEN.
BUZ GİBİ YALNIZLIKLARA MAHKUM KALDIM YANGINLARIN İÇİNDE. MUTLULUK KİLOMETRELERCE UZAKTA BENSİZ YAŞIYOR ARTIK.

ŞİMDİLERDE BAŞKALARI İÇİN DOĞUYOR GÜNEŞ, YILDIZLAR DİĞERLERİ İÇİN PARLIYOR, YABANCILAR DOLAŞIYOR GECELERİ AY IŞIĞINDA. RÜZGAR ESMİYOR BANA DOĞRU, YAĞMURLAR ISLATMIYOR SAÇLARIMI, BENSİZ DÖNÜYOR LANET DÜNYA.

BİTERMİYİM ACABA, GÜCÜM YETERMİ Kİ BU MECBURİ İSTİKAMETE, ALIŞIRMIYIM KENDİM OLMADAN YAŞAMAYA, VERDİĞİM ÖZGÜRLÜĞÜM KAPIDA BEKLİYORMUDUR ACABA BENİ.

Neyse bu kadar bloggercılık yeter. Hayatı seviyorum bu arada favori şarkımız mert içgören türk malı :) anlayan anlar anlamayana güzelce anlatırım :)

0 yorum: